KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22043 E., 2014/11591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Beykoz Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.05.2013
- Numarası
- Esas no:2011/329 Karar no:2013/485
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü temyiz eden davalı Ö.. O.. vekili Av. R. A.ile karşı taraf davacı E. O.. ile vekili olduğunu bildiren Av. B. A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; toplanan delillerden eşine şiddet uygulayan ve evden kovan davalı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu bulunduğunun, boşanma davasının eki niteliğinde olan maddi ve manevi tazminatın boşanma davası içinde talep edilmesi halinde kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir
2-Davanın açılması sırasında yatırılan başvuru harcı, dava dilekçesinde yer alan tüm istekleri kapsar ve bu isteklerin tümü yönünden davanın açıldığı sonucunu doğurur. Davacı kadının boşanma dava dilekçesinde ziynetlerle ilgili bir talebi bulunmamaktadır.
Davacı kadının davanın ilerleyen aşamalarında 4.4.2012 tarihli "ek beyan dilekçesi" olarak adlandırdığı dilekçesinde kocada kaldığını ileri sürdüğü ziynet eşyalarıyla ilgili talepte bulunması üzerine, bu talebin sonradan harçlandırılmış olması talebe dava niteliği kazandırmaz. Kaldı ki ; davalı vekili bu talebin usule uygun olmadığı gibi iddianın genişletilmesi niteliğinde olmakla muvafakatlarının bulunmadığını belirterek reddini talep etmiştir.
Hal böyle olunca; davacı kadının ziynetlerle ilgili talebi hakkında "usulünce açılmış bir davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, talebin dava olarak kabul edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22043, K. 2014/11591, 27 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama