KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22124 E., 2014/4920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Tire Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 29.04.2013
- Numarası
- Esas no:2012/176 Karar no:2013/235
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasından önce dayanılmayan vakıaların daha sonra yargılama aşamasında ileri sürülmesi halinde dikkate alınmamasında isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de gerekçeli kararda Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi yazılmasının maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının çalıştığı, düzenli ve sabit gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına oluşmadığı halde lehine yoksulluk nafakası tayini doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davalı, 26.04.2013 tarihli dilekçesinde, eşinin çalıştığı hastanede bir erkekle ilişkisi olduğunu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu yüzden soruşturma geçirdiğini, bu durumu yeni öğrendiğini ileri sürmüş, hastaneden soruşturma evraklarının getirtilmesini istemiş ve bu olayla ilgili tanık göstermiştir. Sonradan ortaya çıkan bu hadise doğru ise, bu durum davacı lehine hükmedilen tazminatlar ve buna esas alınan kusur üzerinde değiştirici etkide bulunacaktır.
Bu delilin sonradan ileri sürülmesi davalının kusurundan kaynaklanmadığı gibi, yargılamayı geciktirme amacı da taşımadığına göre, davalıya iddia ettiği bu hususu ispat etme olanağı verilmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru değildir. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22124, K. 2014/4920, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama