KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22237 E., 2014/5692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- Mut Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/467 Karar no:2013/33
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; tamamı yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi uyarınca "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" gerekçesi ile açılan bir boşanma davasıdır. Davacı kocanın eşine 06.01.2012 tarihinde eve dön ihtarı çektiği, bu davanın ise 6 ay sonra 10.07.2012 tarihinde açıldığı, mahkemece, tarafların bu süre zarfında bir araya gelmedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tarafların, ihtar tarihinin tebliğinden sonra bir araya gelmedikleri doğru ise de; bir araya gelmeden de, evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışların oluşabilmesi mümkündür. O halde, mahkemece tarafların gösterdikleri deliller toplanmadan yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı (kadın)'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22237, K. 2014/5692, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama