KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/22809 E., 2014/5441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2014
- Mahkemesi
- Karşıyaka 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/53 Karar no:2013/472
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, kişisel ilişki, reddedilen manevi tazminat, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmişse de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kocanın kadının başka erkeklerle ilişkisi olduğuna dair mesaj yazdığı, bu hareketinden dolayı mahkum olduğu, hakaret ettiği, iş yerinde karısını küçük düşürdüğü, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, evden kovduğu, birlik görevlerini yerine getirmediği davacı-davalı kadının ise güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, boşanmaya neden olan olaylarda kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi doğru ise de; boşanma hükmünün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle (HUMK.m.438/son) onanmasına karar vermek gerekmiş, davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/22809, K. 2014/5441, 12 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama