KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/23523 E., 2014/6669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- Eğirdir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 07.05.2013
- Numarası
- Esas no:2012/32 Karar no:2013/169
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, davalı kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yerel mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen eylemler, davacı kocanın 23.08.2010 tarihinde açtığı ve 18.05.2011 tarihinde feragat ile sonuçlanan boşanma davasından önce gerçekleşen olaylardır. Davacı kocanın vaki feragati nedeniyle, bu kusurların davacı tarafından affedildiği, en azından hoşgörüyle karşılandığı kabul edilmelidir. Affedilen ve hoşgörüyle karşılanan davranışlar feragat tarihinden sonra açılan işbu boşanma davasında davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Davalı kadının başka bir kusuru da kanıtlanamamıştır. O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/23523, K. 2014/6669, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama