KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/23715 E., 2014/6898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Mahkemesi
- Niğde 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 03.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/445 Karar no:2013/406
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davacı-karşı davalı kocanın eşine şiddet uyguladığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı-karşı davacı (kadın)'ın ise kocaya telefon mesajı ile hakaret ettiği gerçekleşmiştir. Mahkemece kadının bu hakaretleri kocanın tahriki üzerine tepki olarak değerlendirilmiş ise de, hakaretlerinin içeriği ve gönderilme sıklığı nedeni ile tepki düzeyini aştığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı koca da dava açmakta haklıdır. Az kusurlu olan davalı-karşı davacı kadının kendisinin de boşanma davası açması karşısında, boşanmaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olur.
Davacı-karşı davalı koca bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/23715, K. 2014/6898, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama