KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/25619 E., 2014/9837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2014
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
:Kocaeli 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.07.2013
NUMARASI
Esas no:2011/543 Karar no:2013/504
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, manevi tazminatın reddi, maddi tazminat ve nafakaların miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (koca)'nın tüm, davacı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Her ne kadar yerel mahkeme tarafından davacı (kadın)'ın manevi tazminat talebi yönünden sulh ceza mahkemesinde şikayetinden vazgeçtiği ve barışma ihtimali nedeniyle mahkemeden süre de aldıkları dikkate alınarak hoşgörü ile karşılandığı kabul edilmiş ise de ceza yargılamasında şikayetten vazgeçmesi kocayı cezadan kurtarmaya yönelik olduğundan af anlamına gelmez.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı (kadın)'ın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı (kadın) yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/25619, K. 2014/9837, 24 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama