KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/2741 E., 2013/16551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Şefaatli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.12.2012
- Numarası
- Esas no:2012/32 Karar no:2012/155
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile kendisinin tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda; kusurun tamamı davacı koca da olduğu kabul edilerek boşanmaya 100 TL. yoksulluk nafakası ile 2500 TL. maddi ve 2500 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ne var ki; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden davacı kocanın birlik görevlerini yerine getirmemek şeklinde oluşan ve mahkemece de benimsenen kusurlu davranışı yanında, davalı kadının da evlilik birliğinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların birinin kusurunun diğerinden baskın olduğu söylenemez. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri gerekir.
Durum böyleyken mahkemece davacı kocanın tamamen kusurlu bulunması doğru bulunmadığı gibi eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceği nazara alınmadan ( TMK. md. 174/1-2) davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı koca dava dilekçesi ile Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep ettiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Davalı kadının yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. Bu genişletme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 194. maddesinde gösterilen zaman ve aşamada yapılmış olmadığı gibi; davacının genişletmeye açık muvafakati veya usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de mevcut değildir. Mahkemece bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Hükmün açıkladığımız sebeple bozulması gerektiğini düşünüyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/2741, K. 2013/16551, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama