KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/3240 E., 2013/21058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Eskişehir 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 6.12.2012
- Numarası
- Esas no:2012/523 Karar no:2012/851
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.9.2013 günü temyiz eden davalı-karşı davacı T.A. vekili Av. . . geldi. Karşı taraf davacı-karşı davalı R. A. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir -Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır.
Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur.
Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-karşı davalı kadın hakkında kolluk tarafından düzenlenen 6.11.2012 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırmasına ilişkin tutanakta, kadının çalışmadığı belirtilmiş ise de, SGK hizmet dosyasından sigortalı olarak çalıştığı, düzenli ve yeterli gelire sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı-karşı davalı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası verilmesi koşulları oluşmadığı ve bu konudaki isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde; yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/3240, K. 2013/21058, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama