KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/3300 E., 2013/15257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İskenderun 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.11.2012
- Numarası
- Esas no:2011/552 Karar no:2012/711
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet ve nafakalar yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kocanın boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafaka miktarı ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı" (BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md. 1; TMK. md.339/1, 343/1, 346/1. Çocuk Koruma Kanunu md. 4/b)'dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.
Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Mahkemece tarafların müşterek çocukları 2005 doğumlu Akın ve 2008 doğumlu Tuğçe'nin velayetleri çocukların yaşı, anne bakım ve şefkatine muhtaç olduğu gerekçesi ile davalı-karşı davacı anneye verilmiştir.
Dinlenen davacı- karşı davalı tanıkları, davalı- karşı davacı annenin çocuklar ile ilgilenmediğini, çocuklara yemek yapmadığını, sokakta başıboş bıraktığını beyan etmişler ve mahkemece de boşanmaya neden olan olaylarda, davalı-karşı davacı kadının müşterek çocuklar ile ilgilenmemesi kusur olarak belirlenmiştir.
Temyiz aşamasında; davacı-karşı davalı koca tarafından davalı-karşı davacı kadın İzmir ilinde ikamet ettiği halde tarafların müşterek çocuğu Akın'ın Elazığı ili Karakoçan ilçesinde bir okula devam ettiğine ilişkin belge sunulmuştur.
Velayetin kamu düzenine ilişkin olması da dikkate alınarak davacı-karşı davalının temyiz aşamasında sunduğu bu belgeler de değerlendirilerek ve, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme ve rapor istenip;
davalı- karşı davacı annenin barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumuna göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması ve tüm delillerin hep birlikte değerlendirilmesi suretiyle gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile velayet konusunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/3300, K. 2013/15257, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama