KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/5663 E., 2013/18020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sungurlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.12.2012
- Numarası
- Esas no:2012/188 Karar no:2012/463
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, davacı-davalı koca lehine hükmedilen manevi tazminat ve velayet düzenlenmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece, davalı-davacı kadının kusurlu davranışları sadakatsizlik olarak değerlendirilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının güven sarsıcı davranışlar içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı" ( BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md.l. TMK. md.339/1, 343/1, 346/1. Çocuk Koruma Kanunu md. 4/b) dir. Tarafların ortak çocuğu Salih 22.9.2005 doğumludur. Çocuğun yaşı göz önüne alındığında, anne bakım, sevgi, şefkat ve ilgisine özellikle ihtiyaç duyacağı bir çağda olduğu kabul edilmelidir.
Bu bakımdan annenin velayet görevini üstlenmesine yasal bir engelinin bulunmaması ve çocuğun üstün yararının babanın velayetini gerektirdiği belirlenmedikçe çocuğun annenin velayeti altında bırakılması tercih edilmelidir.
Açıklanan bu ilke karşısında; mahkemece 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesinde belirtilen uzman veya uzmanlardan, tarafların yaşam koşul ve ortamları da değerlendirilip, velayeti anne veya babasından hangisinin üstlenmesinin çocuğun yararına olacağı konusunda görüş alınması ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/5663, K. 2013/18020, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama