KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/6169 E., 2013/29491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.11.2012
- Numarası
- Esas no: 2009/477 Karar no:2012/810
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (koca) tarafından, yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise kocanın boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafakaların miktarları, ziynet alacağı, birikmiş para ve altın alacağı, müşterek çocuğa ait altın alacağı davalarının reddi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.12.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı İ.
Y.. vekili Av. F.O.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı H. Ç.. vekili Av. D.K.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece “taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek dava ve karşı boşanma davasının kabulü ile yanların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kocanın eşine birçok kez fiziksel şiddet uyguladığı ve kendi ailesinin eşine uyguladığı fiziksel şiddete ve hakaretlere sessiz kaldığı, davalı-davacı kadının ise, kocasına ve kocasının ailesine hakaret ve aşağılama içeren sözler söylediği ve eşi ile müşterek çocuğun davacı-davalının ailesi ile görüşmesine engel olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında birliğin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadına göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Durum böyleyken; mahkemece davalı-davacı kadının kocasıyla eşit kusurlu bulunması doğru olmadığı gibi; hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle, davalı-davacı kadının maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMKM.md.174/2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-karşı davacı kadının, birikimi olan para ve altınlara yönelik talebi ile müşterek çocuğa ait altınlara yönelik talebi, Borçlar Hukukundan Kaynaklanmakta olup Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklan dava ve işlerden değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması da zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında bu alacak istemleri yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/6169, K. 2013/29491, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama