KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/6410 E., 2013/18713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Malatya 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 07.12.2012
- Numarası
- Esas no:2011/464 Karar no:2012/982
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden davalı kocanın eşine yönelik şiddet eyleminden sonra tarafların biraraya gelerek iki üç yıl birlikte yaşadıkları, davacı kadının, davalı kocanın bu kusurunu affettiği anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan tarafların başka kusuru da bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Ancak hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluk nafakasında, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağına (TMK md. 175) göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur. b-Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Boşanmada tarafların kusuru bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/6410, K. 2013/18713, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama