İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/6492 K.2013/28379

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü temyiz…

Esas2013/6492Karar2013/28379Tarih3 Aralık 2013Okuma4 dk · 793 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2013/6492 E., 2013/28379 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Aralık 2013
Mahkemesi
Kuşadası 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Tarihi
06.12.2012
Numarası
Esas no:2011/63 Karar no:2012/451
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

793 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü temyiz eden davalı N. K.. ile vekili Av. A. Y.. ile karşı taraf davacı E. T.. vekili Av. A. H.. geldiler. Davalı R.T.. gelmedi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı kadın davalılardan Rıdvan ile evli olduklarını, davalı Rıdvan'ın rızası ve bilgisi dışında aile konutları olan Aydın ili ...ilçesi ..Mahallesi ..Sokak No: ..'deki meskeni diğer davalı Necmi'ye sattığını, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince taşınmazın Necmi adına olan tapu kaydının iptali ve Rıdvan adına kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep etmiş, mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verilmiştir.

Resmi kayıtların aksine olan tanık beyanlarına itibar edilemez. Toplanan delillerden davalı Rıdvan'ın davaya konu taşınmazı 24.04.2006 tarihinde satın aldığı, 22.11.2006 tarihinde ise diğer davalı Necmi'ye sattığı, davacı kadının 21.05.2008 tarihinde ilçe nüfus müdürlüğüne davaya konu yeri, adres olarak bildirdiği, öncesinde Ankara'da ikamet ettiğinin nüfus müdürlüğü ve kolluk yazı cevapları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı tanıkları da davacı ve davalının bir süre davaya konu taşınmazda yaşadıklarını ancak davacının sürekli olarak kalmadığını beyan etmişlerdir. Davaya konu taşınmazın satın alındığı tarihten satıldığı tarihe kadar geçici süre de olsa aile konutu olarak kullanıldığı ispat edilememiştir. O halde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin Emel'den alınıp Necmi'ye verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozma sonucunda oybirliğiyle, bozma sebebinde oyçokluğuyla karar verildi. 03.12.2013 (Salı)

KARŞI OY YAZISI

Konutun davalı (koca) tarafından, “aile konutu” olarak kullanılmak üzere kredi kullanılmak suretiyle 24.04.2006 tarihinde edinildiği, o tarihten bu yana da, eşlerin örtülü iradesiyle “aile konutu” olarak özgülendiği ve bu amaçla kullanıldığı, ailenin “yaşam merkezi” haline getirildiği yapılan soruşturma ve toplanan delilerden anlaşılmaktadır.

Davacı eşin, devir tarihinden sonraki bir tarihte konutun bulunduğu adresi “yerleşim yeri” olarak beyan etmiş olması, öncesinde bu konutun aile konutu olmadığı anlamına gelmez ve konutun bu vasfını ortadan kaldırmaz. Yerleşim yeri, aile konutuna karine teşkil etmez. Aile konutunun, her zaman ve her halde yerleşim yeriyle doğrudan bir bağlantısı olmayabilir.

Konutun, edinildiği tarihten bu yana fiilen aile konutu olarak kullanıldığı gerçekleştiğine göre, bu yer artık “aile konutu” sayılmalıdır. Bu bakımdan, sayın çoğunluğun davacı eşin yerleşim yerine ilişkin beyanını esas alıp “aile konutu olmadığı” yönündeki görüşüne katılma olanağı yoktur. Konut, edinildiği tarihten bu yana dışarıya karşı nesnel olarak “aile konutu” görünümünü vermiştir.

Konutun, finansmanı için kullanılan kredinin güvencesi olarak üzerine tesis edilmiş olan ipotekle yüklü olarak, hak sahibi olan davalı (koca) tarafından arkadaşı olan diğer davalı Necmi'ye 22.11.2006 tarihinde “satış” yoluyla devredildiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu devre davacı eşin açık rızasının alınmadığı da tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi, aile konutunun devrini, diğer eşin açık rızasına bağlamıştır.

Bu rıza alınmadan yapılan devre ilişkin tasarruf, rızası gereken eş bakımından bağlayıcı ve geçerli değildir. Bu eş, yapılan devir işleminin geçersizliğini, konutun bu vasfını devam ettirmesi şartıyla evlilik birliği süresince dürüstlük kuralları (TMK md. 2) çerçevesinde ileri sürebilir. Taşınmazın tapu kaydında konutun “aile konutu” olduğuna ilişkin şerh bulunmaması halinde, devralan iyiniyetli ise kural olarak olarak kazanımı korunur (TMK md. 1023).

Olayda, taşınmazı üzerindeki ipotekle yüklü olarak devralan Necmi, devreden davalı Rıdvan'ın arkadaşı olup, taşınmazın aile konutu olduğunu bildiği gerçekleştiğine göre, iyiniyetli sayılamaz. Bu sebeple kazanımı da korunamaz. Bu bakımdan devre ilişkin tasarrufun iptal edilmesi esas itibarıyla doğrudur.

Ne var ki, davalı Necmi, ipotekle yüklü olarak taşınmazı devraldığına göre, borcu yüklenmiş, devraldığı tarihten sonraki döneme ilişkin kredi borcunu da aynı koşullarda alacaklıya ödemiş, ödeme 09.02.2011 tarihinde bitince, konut üzerindeki ipotek 16.09.2011 tarihinde terkin edilmiştir. Böyle bir durumda, taşınmazın, üzerindeki yükten arınmış olarak önceki malike geri dönmesi olanağı yoktur.

Borç, alacaklıya devralan tarafından ödenip, taşınmaz ipotekten arındırıldığına göre, davalı Necmi'nin alacaklıya ödediği borç miktarının, kendisine ödenmesi koşuluyla tasarruf işlemi iptal edilebilir. Aksinin kabulü ve taşınmazın yükten arınmış olarak, devirden önceki haline döndürülmesi hak ve nesafetle bağdaşmaz.

O halde, ipotekle yüklü olarak devralan ve borcu ödemek suretiyle taşınmazı üzerindeki yükten kurtaran davalı Necmi'nin ödediği borç miktarı tespit edilip, bu miktarın karar tarihinde ulaştığı değer konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı, bu suretle bulunacak miktarın, davalı Necmi’ye ödenmek üzere mahkemeye nakit olarak depo etmesi için davacıya süre verilmeli, nakit olarak depo etme şartı yerine getirildiği takdirde iptal ve tescile karar verilmelidir.

Bu husus nazara alınmadan, ipotekten arınmış olarak iptal ve tescile karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak etmiyoruz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/6492, K. 2013/28379, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6492
Karar No
2013/28379
Tarih
3 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/6493 K.2013/11699
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/6494 K.2013/48252
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/6494 K.2013/23073
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/6494 K.2013/29273
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/6494 K.2013/21906
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/6494 K.2013/6501

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.