KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/6597 E., 2013/18978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Türkoğlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 03.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/246 Karar no:2013/3
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kusur belirlemesi, velayet, şahsi ilişki, müşterek çocuk için taktir edilen, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacının boşanma davası Türk Medeni Kanununun 166/4 maddesinde belirtilen "fiili ayrılık nedenine" dayandığı halde, mahkemece, dava dilekçesindeki talebe yanlış anlam verilerek, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi uyarınca "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de, tarafların boşanma kararı konusunda temyizleri bulunmadığından, boşanma yönünden bozma kararı verilmemiş, yanlışlığa işaret edinilmekle yetinilmiştir.
2-Davacı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların müşterek çocukları M.'ın velayeti kısa kararda davalı anneye verildiği halde, gerekçeli kararda velayet düzenlenmesi yapılmayarak çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
c-Boşanma davalarında manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat isteyenin kusursuz ve az kusurlu olması yanında, kişilik haklarına saldırı olduğununda kanıtlanması gerekmektedir.
Mahkemece, davalı kadının boşanma öncesi ve boşanma sürecinde yaşadığı sorunlar gerekçe gösterilerek, kadın lehine manevi tazminat verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kocanın, boşanma nedeni yokken, reddedilen ilk boşanma davasını aşarak boşanma nedeni yarattığı ve bu nedenle boşanmayı sağladığı için kusurlu olduğu, bu kusurun da maddi tazminat (TMK.md.174/1) gerektirdiği, davacı kocanın bu kusurlu davranışının dışında başkaca bir kusurlu davranışının kanıtlanmadığı, davalı kadının da boşanmayı gerektirir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini ön görmüştür. Olayımızda, davacı kocadan kaynaklanan davalı kadının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde maddi bir olayın bulunmadığı halde, davalı kadın yararına manevi tazminata (TMK.md.174/2) karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/6597, K. 2013/18978, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama