KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8084 E., 2013/20932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ankara 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.01.2013
- Numarası
- Esas no:2012/348 Karar no:2013/68
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama aşamasında davalı-davacı kadın ve ortak çocuk için 26.09.2011 ara kararıyla hükmedilen tedbir nafakalarının infazının mümkün bulunmasına göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesi; evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması halinde eşlerden birinin boşanma davası açabileceğini, 170. maddesi de; boşanma sebebinin ispatlanması halinde, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde, hakimin ayrılığa karar verebileceğini hükme bağlamıştır.
Ayrılığa karar verilirken, eşlerin barışma ihtimali gerçekleşmeye yakın bir ciddiyette görülmeli, bunun varlığı makul surette kabul edilecek delillerle kanıtlanmalı, böyle bir sonuç sağlam ihtimale dayandırılmalıdır. Mahkemece barışma ihtimaline ulaşılırken eşlerin sosyal ve kültürel durumları, fiili ayrılık süreleri dikkate alınmalıdır.
Toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın eşinin bağımsız ev isteğine duyarsız kaldığı, evin geçimiyle ilgilenmediği, eşine çalışması konusunda baskı yaptığı, bu nedenle evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, bu durumda ortak hayatı sürdürmelerinin eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı anlaşılmaktadır (TMK md. 166/1).
Tarafların ortak hayatı yeniden kurmaları olasılığını gösterir şekilde herhangi bir delil de bulunmaması karşısında (TMK md. 170/3) boşanmaya karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrılığa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8084, K. 2013/20932, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama