KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8680 E., 2013/21940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Ankara 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.12.2012
- Numarası
- Esas no: 2012/185 Karar no:2012/1906
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden; davalı koca tarafından ise, hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kocanın temyiz dilekçesi, davacı vekiline 12.3.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevapla hükme ilişkin itirazlarını bildirmek suretiyle hükmü katılma yolu ile temyizi mümkün (HUMK md. 433/2) ise de, bu şekilde yapılan temyizin süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların temyizen incelenmesi artık mümkün değildir. Davacı vekili hükme ilişkin itirazlarını içeren temyiz dilekçesini yasal on günlük süreden sonra 25.03.2013 günü verdiğine göre; süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir
2-Davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Duyuma dayalı olan ve taraflardan aktarılan olaylar sabit kabul edilip, boşanma hükmüne esas alınamaz
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu gibi; bir kısım tanık beyanları tarafların kendilerine anlattığı olaylara ilişkindir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8680, K. 2013/21940, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama