KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/8897 E., 2013/22360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Karacabey 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 27.12.2012
- Numarası
- Esas no:2011/321 Karar no:2012/595
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; tedbir nafakasının kaldırılması, yoksulluk nafakasının reddi ve maddi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygugn sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı (kadın)'ın maddi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a-Boşanma ve ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK.md.169). Davalı-davacı kadının düzenli bir işinin bulunmadığı ve iş bulduğu zaman düşük ücretlerle çalıştığı anlaşıldığına göre, kadın lehine ara kararı ile taktir edilen tedbir nafakasının hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesi gerekirken, karar tarihinden itibaren kaldırılması yanlış olmuştur.
b-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Davalı kadının sürekli ve düzenli bir işinin bulunmadığı, iş bulduğunda düşük ücretlerle çalıştığı, bu ücretlerin davalı-davacı kadını yoksulluktan kurtaramayacağı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve Türk Medeni Kanununun 175. madde şartlarının oluştuğu halde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi doğru olmamıştır.
c-Davalı-davacı kadının maddi tazminat talebine faiz isteği de bulunmaktadır. Kadın lehine taktir edilen maddi tazminata, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8897, K. 2013/22360, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama