KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/9356 E., 2013/22707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28.12.2012
- Numarası
- Esas no:2011/784 Karar no:2012/945
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, manevi tazminat ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 24.10.2011 tarihinde açılmış, davacı kadın dava dilekçesinde yoksulluk nafakası istememişken 25.12.2012 tarihli dilekçe ile tahkikat aşamasında yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır.
Bu hüküm gereğince iddianın genişletilebilmesi ön inceleme duruşmasından sonra mümkün değilken davacı kadının ön inceleme duruşması bittikten sonra tahkikat aşamasında yoksulluk nafakası talep etmesi ve mahkeme tarafından da davacı kadın lehine 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/9356, K. 2013/22707, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama