KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/9972 E., 2013/23605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Zonguldak 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.11.2012
- Numarası
- Esas no: 2011/101 Karar no:2012/1105
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, nafaka ve tazminatların miktarı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü nedeniyle davada kendini vekil ile temsil ettiren davacı kadın yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece davacı kadın yararına aylık 500 TL.yoksulluk nafakası ile 10.000 TL. maddi, 10.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir. Tarafların ortak çocuğu bulunmamaktadır. Tarafların 1999 yılından bu yana fiilen ayrı yaşadıkları, davacının bu sürede kocasından herhangi bir yardım talep etmeden yaşamını sürdürebildiği anlaşılmaktadır. o halde, davacı kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yeterlidir. Bu bölümlerin de onanmasına karar verilmelidir. Bu sebeple ikinci bentteki bozmaya katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/9972, K. 2013/23605, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama