KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/11949 E., 2014/24042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, çocukla kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca tarafların anlaşma protokolü uyarınca boşanmalarına hükmedilmiş, müşterek çocuklarından Selahattin'in velayeti babaya, ...'ın velayeti ise anneye verilmiş, tarafların protokolde belirlediğinden farklı ve kardeşlerin birbirlerini göremeyecek şekilde kişisel ilişki düzenlenmiştir.
Tarafların müşterek çocuklarının velayet hakkı farklı ebeveynlere verildiğine göre, kişisel ilişki düzenlemesinin, kardeşlerin de birbirini görecek şekilde yapılması zorunludur. Mahkemece, davacı ve davalının belirlemiş olduğu kişisel ilişkinin uygun bulunmaması durumunda ise yapılacak iş, duruşma sırasında kişisel ilişkinin ne şekilde kurulacağının zapta geçirilmek sureti ile tefhim edilip taraflarca kabul edilmesi halinde Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarına boşanmaya karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince; anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için hakiminin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Oysa, taraflar çocukların durumu hususunda anlaşamamışlardır. Kişisel ilişkiyi hakim re'sen düzenlemiştir. Hakim Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma koşulları oluşmadığı halde, anlaşmalı boşanmaya karar vermiştir. Bu durum kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Kanunun açık hükmüne aykırılık hallerinde Yargıtay iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olmadan temyiz edilen kararı bozabilir (HUMK.md.439/son).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/11949, K. 2014/24042, 27 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama