KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/13829 E., 2014/24317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Sincan 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.03.2014
- Numarası
- Esas no:2012/467 Karar no:2014/130
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (koca) tarafından, her iki boşanma davası ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, "kocanın barışma girişiminde bulunmakla eşini affettiği, bu halde kadının üzerinde bir kusur kalmadığı, kocanın ise eşine hakaret ettiği bu sebeple tam kusurlu olduğu" kabul edilerek kocanın boşanma davasının reddine, kadının karşı boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, kadın yararına yoksulluk nafakası ve maddi tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, davalı-karşı davacı (kadın)'ın "bu evliliği yapmayacağını" söyleyerek eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı, kocasının "yeni bir başlangıç yaparak dügün merasimini icra edelim" yönünde iyiniyetli girişimine rağmen, müşterek yaşamın kurulmasını kabul etmediği, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Kocanın "yeni bir başlangıç yapalım" şeklindeki sözleri, iyiniyetle yapılmış bir girişim olup, af niteliğinde değildir.
Kaldı ki, davalı-karşı davacı (kadın) buna rağmen müşterek yaşamın kurulmasını kabul etmemekle, eşiyle birlikte yaşamaktan haklı hiç bir sebebi bulunmaksızın ısrarla kaçınmıştır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Bu koşullar altında koca da dava açmakta haklıdır.
Öyleyse kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/13829, K. 2014/24317, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama