KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/16982 E., 2015/9016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise reddedilen nafaka ve manevi tazminat talepleri ile yararına hükmedilen maddi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.04.2015 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sürekli alkol alan, eşine ve çocuklarına hakaret eden, aşağılayan, başka kadınlarla güven sarsıcı davranışlar sergileyen davalı-karşı davacı erkek boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Belirlenen bu kusurlu davranışlar davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK md, 4, TBK md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiştir.
.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/16982, K. 2015/9016, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama