KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/17100 E., 2014/25307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Çaycuma 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 22.04.2014
- Numarası
- Esas no:2013/367 Karar no:2014/370
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. md. 10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği md.16/1).
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Başkaca adres araştırması yapılmaz (Teb. K. md. 10/2. Yönetmelik md.16/2).
Mahkemece, davalıya, davacının dava dilekçesinde bildirdiği adreste, mernis adresi olduğu belirtilerek Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre dava dilekçesi, ön inceleme duruşma günü tebliğ edilmiştir. Davalıya tebligat yapılan adres, aynı zamanda davacınında mernis adresi olup, davacı bu adreste oturmaktadır.
Davacı, davada hasım konumunda olduğundan, davalıya aynı zamanda davacının mernis adresi olan adreste yapılan tebligatlar, Tebligat Kanunun 39. maddesine göre usulsüzdür. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17100, K. 2014/25307, 10 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama