KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/1825 E., 2014/19638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.10.2013
- Numarası
- Esas no:2010/305 Karar no:2013/925
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, tazminatların ve nafakaların miktarları ve ziynet alacağı talebinin reddi yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.10.2014 günü duruşmalı temyiz eden davacı M.. C.. ile vekili gelmediler. Karşı taraf temyiz eden davalı H.. C.. vekili Av. Y.. E.. geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı (kadın)'ın tüm, davalı (koca)'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı (kadın) yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, tarafların kusur derecelerine ve boşanma ile kaybedilen mevcut menfaatlerin kapsamına ve paranın alım gücüne göre davacı yararına takdir edilen maddi tazminat da fazladır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Hükmün bu yönden de bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bu husustaki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/1825, K. 2014/19638, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama