KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20248 E., 2015/4622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- Bursa 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.05.2014
- Numarası
- Esas no:2013/174 Karar no:2014/406
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatların reddi ile yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarları yönünden; davalı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (koca)'nın tüm, davacı (kadın)'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı (kadın)'ın, eşinin ilk eşinden olan çocuklarına soğuk ve ilgisiz davrandığı, eşinden evin tapusunun üzerine yapılmasını talep ettiği, davalı (koca)'nın ise aşırı derecede cimri olduğu, davacının ilk eşinden olan kızına şiddet uyguladığı, küfür ettiği, bıçakla üzerine yürüdüğü, elektrik sobasını yakmaması için sobanın telini kopardığı, eşine "ananın ........a kadar yolun var" şeklinde hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların gerçekleşen olaylar karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı (koca) daha fazla kusurludur. Davalının eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Davacı (kadın) yararına, Türk Medeni Kanununun 174/1 ve 174/2 maddesi koşulları oluşmuştur.
Tarafların gerçekleşen ekonomik durumları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20248, K. 2015/4622, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama