KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20963 E., 2015/5702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2015
- Mahkemesi
- İzmir 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27/05/2014
- Esas-karar no
- 2013/429-2014/370
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından ziynetler ve takı alacağı, manevi tazminat miktarı ve nafakaların miktarı yönünden, davalı tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası manevi tazminat ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davacının emekli olup, asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeterli, düzenli ve sürekli maaş gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Bu durum göz önüne alınarak davacının yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığının anlaşılmasına nazaran davacı yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK. 174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir
4-Davacı kadının ziynet ve takı alacağına ilişkin talebi reddedildiğine göre davalı yararına bu talebin reddi sebebiyle vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20963, K. 2015/5702, 26 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama