KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/22502 E., 2014/22868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı; davalı ... ile evli olduklarını, eşi ... davalı ...'a vekalet verdiğini, ... bu vekalete dayalı olarak ... malik olduğu aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerine, diğer davalı şirket lehine ipotek tesis ettirdiğini bu işleme rızası olmadığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını istemiş, mahkemece her iki istek kabul edilmiş, karar davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Dava aile konutu üzerine konulan ipoteğin Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince kaldırılması ve taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına ilişkin olup, davada malik eşin vekili olan Tuncay'a husumet yöneltilemez.Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğuna göre davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
2-İpotek tesis tarihinde tapu kütüğünde taşınmazın "aile konutu” olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen şirketin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md.1023). Zira, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi ile tapuya güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir. Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.
İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilen şirketin kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK md.6). Dosya içindeki belgelerden, lehine ipotek tesis edilen davalı şirketin kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Şu hale göre, tapuya güven ilkesini esas alan Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi koşulları işlem tarafı olan şirket lehine gerçekleşmiştir.
Öyleyse ipoteğin kaldırılması davasının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir (H.G.K.’nun 24.04.2013 tarih, 2012/2-1567 Esas. 2013/579 Karar sayılı ilamı).
KARŞI OY YAZISI
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/22502, K. 2014/22868, 17 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama