KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/22561 E., 2014/20823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Kargı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 29.04.2014
- Numarası
- Esas no:2014/243 Karar no:2014/298
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların müşterek çocukları A.. C.. karar tarihinden önce 24.02.2014 tarihinde ergin olduğuna göre, bu çocuk yararına ergin olduğu tarihten sonraki döneme ilişkin tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Toplanan delillerden, davalı (koca)'nın evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Davalı (koca)'dan kaynaklanan bu kusurlu davranış, davacı (kadın)'ın kişilik haklarına saldırı niteliği taşımamaktadır. O halde, davacı (kadın)'ın manevi tazminat (TMK md. 174/2) talebinin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü doğru görülmemiştir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5-Toplanan delillerden, davacı (kadın)'ın bir okulda çalıştığı ve bu işten aylık düzenli, sürekli gelir elde ettiği, davalı (koca)nın ise işsiz olduğu Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu sebeple, davacının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/22561, K. 2014/20823, 27 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama