KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/23336 E., 2015/8886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakasının miktarları ve tazminatlar hakkında verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında maddi tazminat talebi bulunmadığı halde, aleyhinde "kesin hüküm" oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı, boşanma davasıyla birlikte düğünde takılan para ve ziynet eşyası ile evlilik öncesi biriktirdiği kocasına verdiği para ve evlilik birliği sırasında müşterek aldıkları evin satışı sebebiyle uğradığı zarara karşılık davalıdan 80.000 TL. maddi tazminat talep etmiştir. Davacı, aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir (HMK.m.110).
Ner var ki, boşanmanın eki niteliğinde olmayan bu bağımsız talepler için nispi karar ve ilam harcının peşin kısmının yatırılmış olması gerekir. Noksan harç tamamlanmadan, bağımsız nitelikteki bu taleplerin esası incelenemez ve esasıyla ilgili karar verilemez.
O halde, davacının boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayan yukarıdaki maddi tazminat talebi üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının tamamlaması için davacıya süre verilmesi, harç noksanlığının tamamlanması halinde, taleplerin, hukuki vasfının tayin edilip, tespit olunacak vasfa göre görev yönünün de düşünülmesi ve neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/23336, K. 2015/8886, 30 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama