KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/23361 E., 2015/11033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı, 12.02.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında verilen kesin süre içinde ... ve ... isimli iki tanık bildirmiş, bu tanıklardan 1989 doğumlu ... 29.03.2013 tarihli oturumda dinlenilmiş, diğer tanığın ise hazır edilmesi halinde gelecek celse dinlenilmesine karar verilmiştir.
Davalı 06.05.2013 tarihinde verdiği ikinci tanık listesiyle dedesi ...'ı tanık olarak göstermiş, mahkemece gerek ilk tanık listesinde bildirilen Haydar ve gerekse de ikinci tanık listesinde bildirilen ... dinlenilmeden karar verilmiştir.
Her ne kadar ikinci tanık listesiyle bildirilen ...'ın dinlenilmemesi doğru ise de, davalının ilk tanık listesinde bildirdiği tanık ...'ın adresini, bu tanığın dinlenilmesinin gerektirdiği masrafı karşılaması için davalıya münasip bir mehil verilmesi, tayin olunan müddet içinde adres bildirilip, masraf verilmediği takdirde bu talebinden sarfınazar etmiş sayılacağı konusunda uyarılması sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken, bu yönde işlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davalı, 25.02.2013 tarihli delil listesinde bildirdiği tanıklarının adreslerini göstermemiş " duruşma günü ve saatinde tanıklarını bizzat hazır bulunduracağını" ifade etmiş, bu tanıklardan ...'ı da takip eden 29.03.2013 tarihli duruşmada hazır bulundurmuş, bu tanık dinlenmiş, aynı oturum davalı "diğer tanığın da hazır bulunduracağını" beyan etmiş, mahkeme de, davalının bu yöndeki talebini dikkate alarak "duruşmada hazır edildiğinde gelecek celse dinlenmesine" karar vermiş, duruşmayı 21.05.2013 gününe bırakmıştır.
Davalı, 21.05.2013 tarihli duruşmaya gelmemiş, sonra ki duruşmalarda tanığını getirmediği gibi, davanın esası hakkında beyanda bulunmuş, dinlenmeyen tanığı ile ilgili bir talebi olmamıştır. Bu durumda diğer tanığın dinlenmesi gerektiğini temyizde ileri sürmesi dürüstlükle bağdaşan bir tutum değildir. Taraflar usule ilişkin hak ve yetkilerini kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır (HMK.m.29/1).
Gösterdiği tanığın adresini bildirmeyen, duruşmada hazır bulunduracağını bildiren ve takip eden duruşmaya da özürsüz olarak gelmeyen davalının esasa ilişkin beyanında bile bu talebine yer vermeyip, temyizde bunu ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu itibarla işin esası incelenmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun eksik incelemeye ilişkin bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/23361, K. 2015/11033, 28 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama