KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/24564 E., 2014/24297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Samsun l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28.11.2013
- Numarası
- Esas no:2013/310 Karar no:2013/619
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalılardan Halk Bankası tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-4603 sayılı Yasayla “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türk Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunun “Geçici 4. maddesinin (3.) fıkrasında; adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış veya açılacak dava veya takipler sonuçlandırılıncaya kadar Harçlar Kanununun 2, 23 ve 29. maddelerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Dava, banka tarafından kredi alacağının tahsili amacıyla açılmış bir dava olmayıp, üçüncü kişi tarafından banka aleyhine açılmıştır. Bu davada banka harçtan muaf değildir. Bu sebeple davalı bankanın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı bankanın aile konutu şerhi konulmasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
3-Davacı, aile konutu olan taşınmazın,davalı eşi tarafından diğer davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı banka iyiniyetli olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İpotek tesisine ilişkin işlemden önce tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre davalı bankanın ipoteğe ilişkin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md.1023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, ipoteğe ilişkin kazanımın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer.
(TMK.md.6) Davacı, davalı bankanın kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Bu durum nazara alınmadan, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne verilmesi doğru değildir.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle; kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı bankanın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/24564, K. 2014/24297, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama