KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/24596 E., 2015/10217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların müşterek çocuklarından ... 2001, ... ise 2006 doğumludur. Mahkemece her iki çocuğun velayeti anneye bırakılmıştır. Kuşkusuz velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Çocuklardan ... 2001 doğumlu olduğuna göre idrak çağındadır.
Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddelerinde; iç hukuk tarafından çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, çocuğun, adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesi ve yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde, ifade ettiği görüşe önem verilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Mahkemece bu çocuğa görüşünü ifade etmesi olanağı tanınmamış, velayet düzenlenmesine esas olmak üzere herhangi bir uzman İncelemesi de yaptırılmamıştır.
Öyleyse, mahkemece; ...'a velayeti ile ilgili tercihi sorulmalı, olası sonuçlarından bilgilendirilmeli ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzmanlarından çocukların velayetine esas teşkil etmek üzere rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmalarının çocukların çıkarına olduğu saptanmalı ve haklı sebepler bulunmadıkça kardeşlerin birbirlerinden ayrılmalarının onların yararına olmayacağı gözetilmeli, hasıl olacak sonuca göre velayet düzenlenmelidir.
Açıklanan hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/24596, K. 2015/10217, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama