KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26045 E., 2015/11555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı tarafından ise, kusur belirlemesi, velayet, davacı yararına hükmedilen nafakalar, tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılan davada boşanmanın fer'i niteliğindeki manevi tazminat her aşamada istenebileceğinden, mahkemenin davalı erkeğin manevi tazminat talebi konusunda gerekçesi doğru değil ise de hükmün sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkeğin Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesine dayalı maddi tazminat isteği bulunmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı kadının temyizi yönünden yapılan incelemeye gelince;
Mahkemece taraflar eşit kusurlu olarak kabul edilip boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının, eşinin güvenini sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davalı erkeğin ise, başka kadınla ilişki yaşadığı, eşini ve eşinin ailesini aşağıladığı, hafta sonları eve gelmediği, geldiği zamanlarda da evi ve eşiyle ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı erkeğin daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi (TMK.md.174/1) ve manevi tazminat (TMK.md.174/2) taleplerinin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26045, K. 2015/11555, 3 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama