KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26201 E., 2015/11170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı taraf dilekçeler teatisi aşamasında 15.11.2013 tarihli dilekçe ile tanık ismi bildirmiştir. Mahkemece dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlanmasından sonra 03.02.2014 günü yapılan ön inceleme duruşmasında tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş ve taraflara iddialarının ispatı bakımından tanık da dahil tüm delillerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı verilen süre içinde beş tanık ismi daha bildirmiş, mahkemece bu tanıklar "ikinci tanık listesi verilemeyeceği" gerekçesiyle dinlenilmemişlerdir.
Delil, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için gösterilir (HMK m. 187/1). Tahkikat, ön incelemede saptanan çekişmeli hususlar üzerinden yürütüleceğine (HMK m. 140/3) göre, bu tespit yapılmadan tarafların herhangi bir delile dayanmaları ve dayandıkları delilleri sunmaları beklenemez.
Bu nedenle davacının, mahkemece uyuşmazlık konularının tespitinden sonra verilen süre içinde bildirdiği tanıkları, ikinci tanık listesi sayılamaz ve bu tanıkların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240-265. maddelerinde gösterilen usul çerçevesinde dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir.
Bu husus nazara alınmaksızın, hatalı gerekçe ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26201, K. 2015/11170, 1 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama