KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/26449 E., 2014/25794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Gemerek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/52 Karar no:2013/333
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (kadın) tarafından, yoksulluk nafakası ve maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı koca, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi kapsamında dava açmış, davalı kadın vekili 20.12.2011 tarihli celsede davacı tarafla anlaştıklarını, maddi-manevi tazminat ve nafaka taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, mahkemece Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi kapsamında tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Hüküm davalı kadının temyizi üzerine dairemizce Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesi koşulları oluşmadığı, davacı kocanın tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Davalı kadın bozma sonrası birleşen boşanma davası ile boşanma yanında yoksulluk nafakası ile maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı kadın vekilinin asıl davadaki nafaka ve tazminat istemediğine dair beyanı anlaşmalı boşanmayı sağlamaya yönelik olup, anlaşmalı boşanma sağlanmadığı taktirde bu taleplerden feragat anlamına gelmez.
O halde mahkemece kusursuz olan davalı kadının birleşen boşanma davası kabul edilmesine rağmen vekilinin beyanı feragat niteliğinde kabul edilerek yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin münhasıran bu sebeple reddi doğru görülmemiş ve mahkemece toplanan delillere göre kadının yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri konusunda karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/26449, K. 2014/25794, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama