KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/27826 E., 2015/13754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-karşı davacının boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacının, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, düzenli bir işte çalışmadığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği belirlenmiş ise de, özellikle davacı-karşı davalı tanığı Didem'in beyanlarından, davalı-karşı davacının eşine fiziksel şiddet uygulamasından sonra tarafların barıştıkları ve evlilik birliğini bir yıl kadar daha devam ettirdikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı-karşı davalı kadının eşinden kaynaklanan fiziksel şiddet davranışını affettiğinin veya hoş görüyle karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen veya hoş görülen olaylar boşanma davasında kusur olarak kabul edilemez. Toplanan delillerden, davalı-karşı davacıdan kaynaklanan, davacı-karşı davalının kişilik haklarına saldırı teşkil eden başkaca maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmamıştır.
Davacı-karşı davalının düzenli bir işinin olmaması ve birlik görevlerini yerine getirmemesi kadının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/27826, K. 2015/13754, 26 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama