KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/3949 E., 2014/14175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Gölbaşı/Ankara 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 11.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/184 Karar no:2013/257
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, davalı-davacı (kadın)'ın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise davacı-davalı (koca)'nın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, lehine verilen tedbir nafakasının başlangıç tarihi, tazminatların miktarı ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; tarafların eşit derecede kusurlu oldukları belirtilerek boşanmaya karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın evlilik birliği içinde eşine sürekli olarak fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, buna karşılık davalı-davacı kadının da eşine, kayınvalidesine ve görümcesine hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu hale göre; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-davalı (koca)'nın davalı-davacı (kadın)'a oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Davalı-davacı kadının boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi, davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden ise Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiş olup boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle (HUMK. md. 438/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş, davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-davalı (kadın) yararına takdir edilen tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken (TMK md 169), yazılı şekilde karar tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3-Davalı-davacı (kadın) yoksulluk nafakası isteğinde bulunduğu ve mahkemece karar gerekçesinde talebin kabul edildiği belirtilmesine karşılık gerekçeye aykırı olarak hüküm fıkrasında bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/3949, K. 2014/14175, 23 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama