KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/4755 E., 2014/14882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Bergama l. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 28.11.2013
- Numarası
- Esas no:2012/218 Karar no:2013/437
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat ve nafaka talebinin reddi ile müşterek çocuk Cenker'in velayeti, davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kocanın tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kocanın eski sevgilisi ile ilişkilerini sürdürmek suretiyle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu eşini tehdit edip, bu suçtan hüküm giydiği, buna karşılık davacı-karşı davalı kadının da kocasına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-karşı davacı kocanın ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken. tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine dayalı olarak davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.
3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-karşı davalı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
4- Velayet kamu düzenine ilişkindir. Velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Müşterek çocuk Cenker 28.2.2013 tarihli duruşmada annesiyle kalmak istediğini beyan etmiştir. O halde, müşterek çocuğun isteği ve kardeşlik duygularının gelişmesi için kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması kıstası da dikkate alındığında, ortak çocuklardan Cenker’in velayetinin de davacı-karşı davalı anneye verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde babaya verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/4755, K. 2014/14882, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama