KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/7373 E., 2014/8855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Büyükçekmece 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 07.03.2013
- Numarası
- Esas no:2012/158 Karar no:2013/198
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından; kocanın karşı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki boşanma davasının da kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan delillerden; güven sarsıcı davranışlarda bulunan kocanın tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadına atfı kabil bir kusurun varlığı ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kocanın boşanma davasının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b)Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, tazminat isteyen davacı-davalı (kadın)'ın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı-davalı (kadın) yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/7373, K. 2014/8855, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama