KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9897 E., 2014/21153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 12. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/645 Karar no:2013/776
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmışlar ve hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Taraflar arasından düzenlenen 25.07.2013 tarihli protokolde ve aynı tarihli oturumda taraflar müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesini kabul etmişler, ancak küçük ile baba arasında kurulacak kişisel ilişki konusunda bir düzenleme yapmamışlar ve konuyu hakimin takdirine bırakmışlardır.
Kişisel ilişki, anlaşmalı boşanmada hakim tarafından re’sen düzenlenmiştir. Hakim tarafından bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istemesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gidilmesi gerekirken, kişisel ilişkiye dair düzenleme konusunda tarafların beyanı alınmaksızın hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için tarafların boşanma, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda anlaşmalarını ve bu anlaşmayı hakimin uygun bulmasını zorunlu görmektedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 439/son ise "Mahkemei Temyiz iki tarafın iddia ve müdafaatı ile mukayyet olmayıp kanunun sarih maddesine muhalif gördüğü esbaptan dolayı temyiz olunan kararı nakzedebilir" hükmünü getirmiştir.
Dosyanın tetkikinden tarafların çocuğun durumu ile ilgili tam olarak anlaşmadıkları, temyize konu edilen kişisel ilişki düzenlemesini hakimin takdirine bıraktıkları anlaşılmaktadır. Tarafların çocuğun durumu ile ilgili de her hususta anlaşmaları, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinin açık hükmüdür. Hüküm Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesinin açık ihlali neticesi tesis edilmiştir. Hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 439/son maddesi gereğince, boşanma hükmü yönünden de bozulması gerektiği görüşündeyim.
Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9897, K. 2014/21153, 28 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama