KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/10537 E., 2016/357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, davalı-davacı kadının karşı boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise davacı-davalı erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velayet, tazminat taleplerinin reddi ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı açılan boşanma davaları kabul edilmiş ise de toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin mesaj yolu ile eşine ve ailesine hakaret ve tehdit ettiği, aşağıladığı, davalı-davacı kadının ise sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunduğu, müşterek çocuklara ilgi göstermediği, fiziksel şiddet uyguladığı ve birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılan kusur tespiti yerinde değil ise de; verilen boşanma kararı erkeğin az da olsa kusurlu olması ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluşmuş bulunması sebebiyle sonucu itibariyle doğru olmakla, boşanmaya ilişkin hüküm gerekçesinin düzeltilmek suretiyle (HUMK.m.438/son, HMK.m.370/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve buna bağlı olarak davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın ağır kusurlu olduğundan ve de ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakası takdir edilemeyeceğinden, kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakasının kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-davacı kadından kaynaklı boşanmaya sebep olan eylemler davacı-davalı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, boşanma sebebi ile davacı erkeğin beklenen veya mevcut menfaatleri de haleldar olmuştur. Açıklanan sebeplerle davacı-davalı erkek lehine uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/10537, K. 2016/357, 12 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama