KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11650 E., 2016/1831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat ve ziynet alacağı talebi ile ilgili verilen karar ile nafaka taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle
davacı kadının dava dilekçesinde ziynetlerle ilgili bir talebi bulunmadığı, başlangıçta, dava dilekçesinde yer almayan bağımsız dava konusu olabilecek bir talebin, ıslah suretiyle de olsa, davaya ilavesi olanağı olmadığının anlaşılmasına göre davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; tarafların mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek davacı kadına göre daha ağır kusurludur.
Davacı kadın, dava dilekçesinde manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinde bulunmamış, ön inceleme duruşmasından sonra 16.12.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davalı erkekten manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi hükmüne göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. Manevi tazminat talebi boşanmanın fer'isi niteliğindedir.
Buna göre usulüne uygun bir ıslah dilekçesine ve davalı erkeğin davacı kadına göre daha ağır kusurlu olmasına rağmen davalı kadının manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11650, K. 2016/1831, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama