KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11764 E., 2016/1428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından velayetler yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı"dır (... Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin ... Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 343/1. 346/1. Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b). Çocuğun üstün yararını belirlerken, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.
Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumlar, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Her ne kadar uzman raporunda, velayetin, annenin uzman raporu alındığı tarih itibarı ile maddi şartları uygun olmadığından yalnızca Merve'nin velayetini talep etmesi nedeni ile kardeşlerin ikiz olması ve ayrılmalarının uygun olmayacağı gerekçesi ile davalı babaya verilmesinin çocukların üstün yararına olduğu belirtilmiş ise de; yargılama sırasında davacı kadın maddi durumunu ve aile desteğini düzeltmesi nedeni ile her iki çocuğun velayetini de talep etmiş olup, toplanan delillerden annenin halen yanında olan çocuğun bakımında ihmal veya istismarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bütün bu açıklamalar karşısında; ikiz olan çocukların yaşı anne bakım ve şefkatine olan ihtiyaçları gözönüne alındığında müşterek çocukların velayeti konusundaki üstün yararlarının, annenin velayetine bırakılması olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece velayetlerinin anneye verilmesi gerekirken, babaya verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11764, K. 2016/1428, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama