KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11967 E., 2016/2591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Eşyası Alacağı
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın tarafından vakıa olarak dayanılmayan tehdit ve kumar alışkanlığı şeklindeki kusurlu davranışlar; davalıya kusur olarak yüklenemez ise de, gerçekleşen ve mahkemece kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2- Velayeti anneye verilen müşterek çocuklardan Ahmet 1999 doğumlu olup, idrak çağındadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca, çocuk, kendisini ilgilendiren davalarda kendisine danışılmak ve görüşünü ifade etmek hakkına sahiptir. Çocuğun çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde ifade edeceği görüşe önem verilmelidir. Bu itibarla idrak çağındaki çocukların mahkemece dinlenilmesi ve tercihinin sorulması, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanmak suretiyle velayet hakkındaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Davacı kadın dava dilekçesinde 150 gram altın karşılığı olan 15.000,00 TL. maddi tazminat talep etmiştir. Bu talep Türk Medeni Kanununun 174. maddesi anlamında maddi tazminat niteliğinde olmayıp, ziynet eşyası bedeline ilişkindir. Bu husus gözetilmeden davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 174. maddesine göre maddi tazminat takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11967, K. 2016/2591, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama