KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12967 E., 2016/4381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Nafaka
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından her iki boşanma davası ile kadının tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 7.3.2016 günü temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Karşı taraf davacı-davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin, kadının tedbir nafakası davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı erkeğin reddedilen boşanma davası ile kadının kabul edilen boşanma davalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı-davacı erkeğin boşanma davası reddedilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden ve özellikle de ... Sulh Ceza Mahkemesi’nin E. 2011/219 sayılı dosyasından davacı-davalı kadının eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı erkek de dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin de davasının kabulü ile boşanmaya (TMK m. 166/1-2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı-davacı erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12967, K. 2016/4381, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama