KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13107 E., 2016/3605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde; davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1 -e). Mahkeme, davacının ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıaları kendiliğinden inceleyemez. Davacı tarafından iddiasının dayanağı olan vakıalar açık ve somut şekilde ispata ve karşı tarafın savunmasına elverişli olarak ortaya konmalıdır. Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise, ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise, diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1).
Olayımızda davacı, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının başladığı ön inceleme aşaması öncesinde (HMK m. 141/1) mahkemece davalıya kusur olarak yüklenilen vakıaya dayanmamıştır. Bu vakıayı iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının başladığı ön inceleme duruşmasında ileri sürmüş olup, davalı erkek iddiaları kabul etmediğini açıkça belirtmiştir.Bu durum, iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 137, 140/3,187) vakıa esas alınarak karar verilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında, ispatlanamayan davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13107, K. 2016/3605, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama