KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13384 E., 2016/4599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Tazminat
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı- davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı fiili ayrılık nedeniyle açılmış boşanma davasıdır. Davacı-karşı davalı erkek, 04.07.2006 tarihinde boşanma davası açmış, davası ispatlanamadığından reddedilmiş, karar 08.10.2010'da kesinleşmiştir. Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davası kabul edilmiş, kusurun kimde olduğuna ilişkin somut delil sunulamadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadının tazminat talepli davasının ise reddine karar verilmiştir.
Fiili ayrılık döneminde davalı-karşı davacı kadına yüklenecek bir kusurun varlığı ispat edilememiştir. İlk boşanma davasını açan ve birlikte yaşamaktan kaçınan davacı-karşı davalı erkek kusurludur. Bu durumda, mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmemesi doğru olmadığı gibi, davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin reddi de isabetsiz olmuştur.
Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkekten daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak, davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13384, K. 2016/4599, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama