KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/15962 E., 2016/7081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına takdir olunan maddi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddi tazminatın miktarı ile manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek vekili ile davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından verilen 17.6.2015 tarihli dilekçe ile her iki tarafta boşanmaya yönelik temyiz taleplerinden feragat ettiklerinden, tarafların boşanmaya yönelik temyiz istemlerinin reddi gerekir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kadının sigortalı olarak çalıştığı, düzenli ve sürekli bir gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartlarının oluşmadığı nazara alınmadan, kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru olmamıştır.
c-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15962, K. 2016/7081, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama