KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/16326 E., 2016/7407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, yetki itirazının reddi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı erkeğin birlik görevlerini ihmal ettiği ve müşterek haneye icra gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Mevcut olaylara göre, evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda, açıklanan nedenle davacının boşanma isteğinin reddi gerekirken, yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak, bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlık eleştirilmekle yetinilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma kararının, temyizin kapsamı dışında kalması nedeniyle yetki itirazının incelenmesinin mümkün bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
.../...
3-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve müşterek haneye icra gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkek tam kusurludur. Durum böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16326, K. 2016/7407, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama